![]() |
Deer Yaratmann FormülüAuthor: Mete Yurtsever Language: tr Genres: Business, Marketing, Science, Social Sciences Contact email: Get it Feed URL: Get it iTunes ID: Get it |
Listen Now...
der ya Sinema Kulübü ile Geliş (Arrival)
Episode 290
Sunday, 22 March, 2026
Sinema kulübümüzün 28inci buluşmasında yönetmenliğini Denis Villeneuve'nin yaptığı, başrollerinde Amy Adams ve Jeremy Renner'ın oynadığı 2016 yılı yapımı Arrival, Türkçe adıyla Geliş filmini konuştuk.Film, dünya genelinde 12 farklı noktaya inen gizemli uzay gemilerinin ardından askeri birimler tarafından göreve çağrılan dilbilimci Louise Banks'in hikâyesini anlatıyor. Louise, uzaylıların dilini çözmeye çalışırken hem insanlığın geleceğini hem de kendi varoluşuyla ilgili derin bir gerçeği keşfediyor. Dilin düşünce biçimimizi nasıl şekillendirdiği ve zamanın döngüsel algılanması üzerine kurulu bu bilim kurgu filmi, 2016'nın en çok konuşulan yapımlarından biri oldu.Bu tüm buluşmalarımız için geçerli ama yine de söyleyeyim, filmi henüz izlemediyseniz önce izleyip sonra bizi dinlemenizi öneriyorum, zira bu noktadan sonra ciddi spoiler içeriyor.Filmi etkileyici bulduk; özellikle görsel dil, uzaylı tasarımı ve alışılmış uzay istilası kalıplarını kıran bakış açısını beğendik.Konuşmamızın merkezinde “sonunu bildiğin bir yola girmeyi seçer miydin?” sorusu yer aldı, herkesi en çok bu etkilemiş. Louise kızını nadir bir hastalıktan kaybedeceğini bilmesine rağmen ona hamile kalmayı seçiyor. Gerçi bu bir seçim mi değil mi çok net söylenmiyor. Ancak filmin mesajı netleşti benim için tartışmalardan sonra; dil hayatı anlamak için kullandığımız bir araç. Bunu bir zihniyet olarak alırsak eğer, hayatta acı ve tatlı deneyimlerin olacak, bunu kabullenmelisin. Acıları ayıklayamazsın, buna kader de veya olumsuzluklar üzerinde bir etkinin olmaması de, bu hayatı yaşayacaksın. Ama tüm acılara rağmen sevmek ve sevilmek için yaşamaya değer.Film biraz karanlık atmosferi ve biraz elini kolunu bağlayan deterministik hali ile izlemesi zorlayıcı ama yine de üstünde düşünmeye değer. Özellikle de zamanı lineer değil, döngüsel olarak (yani geçmişi, bugünü ve geleceği) iç içe algılamak kolay değil. Gelecekte bir şey olması bugüne bir müdahale gerektiriyorsa, devreleri yakıyor, bu yabancı medeniyetin 3000 yıl sonra kendilerine yardım etmesi için bugün bu lisanı insanlığa öğretmesi gibi. Yani zaten geleceklerinden değil de, 3000 yıl sonra işlerine yarasın diye gelmeleri gerçekten anlamlandırması zor bir mantık benim için. Size film neler düşündürdü merak ediyorum. Bana yazın.Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla:(02:53) Zeynep Bilgin, (04:27) Feyza Demir, (07:43) Duygu Şahin, (09:44) Sedef Maşraf, (11:33) Zeynep Bilgin ve (13:38) Ebru Vural, (15:04) Mete Yurtsever, (16:10) Sedef Maşraf, (17:26) Duygu Şahin, (19:03) Sedef Maşraf.Support the show













